Kars Kalesi
Kars Kalesi: Şehrin Zirvesindeki Tarihi Bekçi
Kars’a adım attığınızda sizi ilk selamlayan, tüm ihtişamıyla şehre tepeden bakan Kars Kalesi olur. “Merkez Kale” veya “İç Kale” olarak da bilinen bu görkemli yapı, sadece taş duvarlardan ibaret değil; yüzyıllar boyunca Anadolu’nun doğu sınırını koruyan sessiz bir tanıktır.
Kars Kalesi’ni Kim Yaptırdı?
Kalenin temelleri 1153 yılında, Selçuklulara bağlı Saltuklu Beyliği döneminde Melik İzzeddin Saltuk tarafından atılmıştır. İnşa edildiği dönemde bölgenin en aşılmaz savunma hatlarından biri olarak tasarlanmıştır. Ancak Anadolu’nun fırtınalı tarihi Kars Kalesi’ni de vurmuş; 1386 yılında Timur’un bölgeyi işgali sırasında kale büyük bir yıkıma uğramıştır.
Osmanlı Dönemi ve Yeniden Doğuş Kalenin bugünkü heybetli görünümüne kavuşması Osmanlı İmparatorluğu dönemine rastlar. 1579 yılında, Padişah III. Murad’ın emriyle Sadrazam Lala Mustafa Paşa tarafından adeta baştan yaratılırcasına onarılmış ve genişletilmiştir. Bu dönemde kale duvarları güçlendirilmiş, şehri tam anlamıyla kucaklayan bir savunma ağı kurulmuştur. Sonraki yüzyıllarda, özellikle 1855 Kars Zaferi sırasında Rus kuşatmalarına karşı gösterdiği efsanevi direnişle tarihe adını altın harflerle yazdırmıştır.
Kalede Sizi Neler Bekliyor?
Sarp bir bazalt kayalık üzerine kurulu olan kaleye çıkarken biraz yorulabilirsiniz ama zirveye ulaştığınızda göreceğiniz panoramik Kars manzarası buna kesinlikle değecektir. Kars Çayı’nın kıvrılarak aktığı vadiyi, tarihi taş köprüyü ve Havariler Müzesi’ni (Kümbet Camii) buradan kuşbakışı izlemek büyük bir keyiftir.
Kale içerisinde günümüzde;
- Tarihi türbesiyle Celal Baba Türbesi,
- Askeri koğuşlar ve cephanelik kalıntıları,
- Su, Çeribaşı, Behram ve Kağızman adlarını taşıyan dört tarihi kapı bulunmaktadır.
Gezginlere Küçük Bir Tavsiye: Kars Kalesi’ni ziyaret etmek için en güzel zaman dilimi gün batımıdır. Güneşin son ışıklarının siyah bazalt taşlarına vurduğu o anlar, fotoğraf tutkunları için eşsiz kareler sunar.

